Türkiye tekstil sektörünün geleceğe üzeri düşünceler

0

Dünya’yı saran ekonomik kriz tekstil sektörümüze büyük zarar verdi. Krizin sona ermesiyle tekstil sektörümüze siparişler yağmaya başladı. Tam sektör uçacak derken pamuk fiyatlarındaki anormal yükseliş, sektörde durgunluğa yol açtı ve yurt dışı siparişlerinde büyük düşmeler görüldü.

Sektörün durumunu incelersek;

 

1)Pamuk üretimi: Daha önce 1 milyon ton’luk üretim yapılırken son yıllarda 350 bin ton seviyelerine kadar düşmüştür. Üretimin 600 bin ton seviyelerine yükselmesi beklenmektedir. Pamuk üretiminin eski seviyelere yükselmesi için devletin özel teşvikler vermesi gerekmektedir.

 

2)Polyester üretimi: Pamuk fiyatlarının artmasıyla üreticiler %100 pamuklu kumaşlar yerine, karışımlı kumaşlara yöneldiler. Polyester iplik ve kesik elyaf üretimi(ve tüketimi)arttı bu durumun 2-3 yıl daha süreceğini tahmin ediyorum.

 

3)İplik sektörü: Sektörde kapasite fazlası kalmadı. Birçok fabrika kapandı. Kapanan fabrikaların makine parkurları Ortaasya, İran, Suriye ve Afrika ülkelerine satıldı. Kalan iplik fabrikaları kapasitelerini artırarak sürdürecekler. İnce penye iplik ve özel  iplik üreten yeni fabrikalar kurulacak diyebiliriz.

 

4)döşeme, ev tekstili kumaşçıları: tekstil sektörünün en dinamik kesimini oluşturan bu kesiminin yükselişi artarak sürecektir. Bu Dallardaki ihracatımızın daha da artacağına inanıyorum. Çünkü bu sektörde yer alan firmalar, bırakın yurt dışı rakiplerini, yurt içi rakipleriyle rekabet etmek için sürekli ürün geliştirmek ve AR-GE yapmak mecburiyetindeler. Sektörün sürekli gelişme içinde olduğunu söyleyebiliriz.

 

Bu alt sektörde hizmet veren yeni iplik boyahanelerinin kurulacağını, dokuma makinelerinin sayısının zamanla daha da artacağını, makine parkının hızla modernize edileceğini söyleyebiliriz.

 

Eski makinelerinden, satarak ya da hurdaya çıkararak kurtulan örme alt sektörü gelişmelerden olumlu etkilenecektir. Sektörde fason üreticilerin yerini, dışarıya ham veya boyalı örme kumaş satan firmalar alacaktır.

 

5)Boyahaneler: İplik fabrikaları için söylediğimizi boya haneler için de tekrarlayabiliriz.

Birçok boyahane kapandı ve makine parkurları yurt dışına satıldı. Boyahanelerin mevcut kapasitesine koruyacağını, önümüzdeki yıllarda kapasitelerini artırabileceğini söyleyebiliriz.

 

Baskı için bir şey söyleyemeyeceğim.  Entegre olmayan. Sadece fason baskı yapan fabrikalar yeterli sipariş gelmediği taktirde zor günler geçirecektir. Sektördeki kapasite fazlalığı sektörü çok olumsuz etkileyecektir.

Hazır giyim sektörünü değerlendirmeden şunları söyleyebilirim;

Elyaf, iplik, dokuma, örme, iplik boya ve boyalı kumaş satışı alanlarında işlerin iyi gideceğini, ihracatın daha da artacağını söyleyebiliriz.

 

6)Konfeksiyon ve Hazır giyim Sektörü: Bu sektör için iyi şeyler söyleyemeyeceğim Bu sektörün geleceği bence parlak değil. Sektörde marka olan ürünleri üreten firmaların işi daha iyi olacak Ancak sadece fason üretim yapan firmaların çoğu kapanacak. Çin hazır giyimde rakibimiz değil artık. Rakibimiz Bangladeş

 

Hazır giyim sektöründe yer alan firmaların, “devlet memuru” zihniyetiyle çalıştığını söyleyebiliriz. Kumaşı; rengi/deseni, modeli/nakışı v.s. kısacası ürüne ait her şey alıcı/yani müşteri tarafından belirlenmiştir.

 

Ürün/model geliştirme, kendi kreasyon yapıp müşteriye sunmak, yeni ürünlerle fuarlara katılmak gibi faaliyetler sektörde yok. O yüzden pahalı markalara üretim yapan, Avrupa’ya yakın olduğumuz için, sezon içindeki küçük çaplı siparişlere cevap verecek firmaların dışındaki konfeksiyon firmaları kapanacaktır.

 

Bu sonuç sektörün kaderimi diye sorarsanız, cevabım: hem evet, hem hayır diye söyleyebilirim. Sorunun temelinde sektörde yer alan firmaların fasonculuktan kurtulmak isteyip, istemedikleri noktasında düğümlenmektedir.

Kaç firma bu zihin değişikliğine hazırdır?

Kaç firma bunu istemektedir?

Kaç firma bu yolda karşısına çıkacak engelleri aşabilecektir?

 

Düşünün; emir-kumanda zihniyetinden, düşünüp, fikir/model geliştirme düşüncesine geçeceksiniz. AR-GE, ÜR-GE yapacaksınız. Yönetim kadrolarınız bu düşünceye çevrilecek. Yöneticilerinizi başta olmak üzere çalışanlarınızı eğiteceksiniz. Yeni bölümler kuracaksınız. Desinatörler, kreatörler alacaksınız veya bu alandaki firmalarla çalışacaksınız. Yetkilerinizi paylaşacaksınız. Aktif bir pazarlama oluşturacaksınız. Müşteri ziyaretleri, fuarlara katılım…

 

Çok haklısınız; bütün bunlarla uğraşmak çok zor, çok emek harcamak lazım. Haklısınız, kapatın gitsin fabrikanızı. Zaten siz kapatmazsanız, sipariş alamadığınız için, zararına çalıştığınız için zaten fabrikanızı kapanacak.

Ekrem Hayri Peker

Kimya Mühendisi ekremhayrpeker@gmail.com

 

 

Paylaş

Editör Hakkında:

Pamukkale Üniversitesi Tekstil Mühendisliği & Anadolu Üniversitesi İşletme öğrencisi, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyinde Gönüllü. Paüteks’te emekli. Modamuhendisi.com ‘ da kurucu.

Yorum Bırakın