Pamuk dışında alternatif kumaşlara yönelim dikkat çekiyor.

0
377
Gelişen çevre bilinci, geri dönüşümlü ürünlerin tercih edilmesi ve bu bağlamda bilinçli bir tüketici kitlesinin oluşmasıyla pamuk dışında alternatif kumaşlara yönelimdeki artış dikkat çekiyor. 
Türkiye’de son yıllarda tekstilde pamuğa alternatif kumaşlara bir yönelim söz konusu. Özellikle gelişen çevre bilincine paralel olarak farklı bitkilerden elde edilen lifle dokunan kumaşlardan üretilmiş ‘doğa dostu ürünler’, son dönemin en dikkat çeken trendlerinden biri oldu. Yalnızca iç giyim, çorap ve havlu gibi ürünlerle değil, denim kumaşına kadar her noktada kullanılabilen alternatif kumaşlar, içerisinde kimyasal barındırmaması ve geri dönüşümünün çok yüksek olmasıyla da tercih nedeni oluyor. 
2010 yılında pamuk fiyatlarının çok yükseldiği dönemde üreticilerin bambu ipliğine yönelmesi sonucunda alternatif kumaşlara da ilgi arttı. Bambuyu daha sonra mısır özlü kumaş takip etti. Dünyada ise bu alanda yeni yeni olmak üzere muz kabuğu, Hindistan cevizi kabuğu ve ananas yapraklarına yönelim başlamış durumda. 
Son dönemde pamuk hariç tutulduğunda en çok revaçta olan iplik türü hiç şüphesiz ki bambu. Bambu bitkisinden elde edilen doğal bir elyaf olan bambu ipliği cilde serin bir his veriyor. Bambu, antibakteriyel ve ultraviyole ışıktan koruma özelliklerinin yanı sıra yumuşaklığı ve nem emme özelliğiyle oldukça ön plana çıkan bir elyaf. Özellikle 2010 yılında pamuk fiyatlarının çok yükseldiği dönemde, bambu maliyetinin düşük kalması nedeniyle, üzerinde en çok durulan elyaf türü olduğunu dile getiren Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) Yönetim Kurulu Başkanı İsa Dal, piyasada doğal ve antibakteriyel olarak lanse edilmesinden dolayı tercih edildiğini söylüyor. Hafif bir dokuya sahip olduğu için serinlik, bambunun kendine has bir özelliği. Çok iyi nem çekmesi ve hava geçirgenliği sağlayarak bedenin nefes almasına yardımcı olması, yaz ayları için tercih edilmesine neden oluyor.
Pamuğun doğal, sağlıklı performansının bugüne dek elde edilemediğini söyleyen Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Yönetim Kurulu Başkanı Mukadder Özden, nihayetinde bu jenerasyon liflerin sentetik hissini az da olsa yaşattığını belirtiyor. Ayrıca pamukta kurutma için daha fazla enerji gerekliyken, kişisel kullanımda da kurutma süresi daha uzun olabiliyor. “İklime ve tarım yapılan bölgeye göre pamuğun kalitesi değişirken, bu tarz man-made liflerde homojen kalite elde edilebiliyor. Ölü elyaf, uçuntu gibi kontaminasyon riski yok” diyen Özden, bu iplikte temiz bir yüzeyin elde edilmesinin daha kolay olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca bambuda renkler pamuğa göre daha canlıyken, özellikle örmede fantezi dokular daha kolay uygulanabiliyor ve krinkıl yüzeylerde baskı yapmak daha kolay bir hal alıyor. Elyaf kesiti, elde edilmek istenen optik doğrultusunda ayarlanabiliyor. Tuşe, parlaklık gibi değerler buna göre gerçekleşiyor. Özden ayrıca “Pamukta olmayan dökümlülük bu elyafla elde edilebiliyor. İplik eğirme yöntemleri ile pilling sorunu da büyük oranda çözüldü” şeklinde konuşuyor.
Bambu ve diğer selülözik elyaflar, son dönemde pamuğa göre daha parlak ve yumuşak olmalarından dolayı tercih ediliyor. Bu bağlamda bambu ipliğinin genelde iç giyim ve çorap sektöründe çok kullanıldığına dikkat çeken TGSD Yönetim Kurulu Üyesi Mete Pamukçu, bambunun antibakteriyel özelliğinin çok yüksek olduğuna vurgu yapıyor. “Bambu ve diğer selülözik elyafların bir diğer avantajı haslıklarının pamuğa göre daha iyi ve dokusunun daha yumuşak olması. Aynı zamanda serinlik ve nefes aldırma hissi vermesinin yanında, bu iğliklerin daha kaliteli ve dayanıklı olduğunu belirtebilirim” diyen Pamukçu, maliyet olarak da bu kumaşların pamuk ipliğine göre 2-3 kat daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor.
Kaynakların hızla tükenmesiyle birlikte, geri dönüşümlü ürünlerin tercih edilmesi ve bu bağlamda bilinçli bir tüketici kitlesinin oluştuğu herkesin malumu. Bu talep doğrultusunda çevreye duyarlı üretimde tekstil ve hazır giyimin başı çeken sektörlerden olduğu da bir diğer gerçek. Türkiye’de de bu alanda önemli işlere imza atılıyor. Geçtiğimiz aylarda Kahramanmaraş’taki Şirikçioğlu Tekstil, mısır bitkisinden elde edilen lifle (sustans) dokunan kumaşlardan üretilmiş doğa dostu giysiler imal edeceğini duyurdu. Şirket, bu üretim için Kahramanmaraş’ın Türkoğlu İlçesi’ndeki sanayi bölgesinde 50 dönümlük arsaya, 15 ve 50’şer milyon Euro’luk komplike iki yatırım gerçekleştiriyor. Modern teknolojiyle tesis edilen fabrikalarda çevre dostu ve özellikli iplik üretimi gerçekleştirilecek. Bu ipliklerle üretilecek kumaşlar, yakın bir gelecekte, teri çeken, ileri derecede rahatlık sağlayan çevreci pantolonlar olacak. Mısır çöpünden elde edilen ‘sustans’ adlı özel bir elyafla dokunacak kumaşla yapılacak üretim için hazırlıklarını tamamlayan şirket, bu elyafı dünyada ilk kez denim üretiminde kullanan şirket olacak.
Hem örmede hem de dokumada bambu elyafı içeren ürünlerin tercih edildiğini söyleyen DETGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsa Dal, bambunun sadece yurtiçinde değil, ihracat açısından da birçok ülke tarafından tercih edildiğini dile getirirken, özellikle Rusya’nın bu tarz ürünleri en çok tercih eden ülke olduğunu ifade ediyor. Yine Avrupa pazarı da alternatif kumaşların yoğun olarak satıldığı bir yer.
EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Mukadder Özden ise hem kumaş hem de giysi olarak bu ürünlerin yurtdışına satışının yoğun olduğunu söylüyor. “İhracat yaptığımız tüm ülkeler bu ürünleri alıyor. Kadın ve erkek giyiminde daha çok kullanılıyor. Bebekte bambu, bambu+pamuk karışımlar da tercih edilmeye başladı. Ama en çok viskon, tencel ve bambu kaliteler ticari olarak önde gidiyor” diyen Özden, mısır özü ya da ısırgan rejenere selüloz liflerin henüz tam ticari olmadığını ama cupronun yükselişte olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Özellikle hafif astarlık olarak ya da ana kumaş olarak aranan bir kalite.”
Çevrecilik artık her sektörde olduğu gibi tekstil ve hazır giyim sektörü için de kaçınılmaz bir faktör. Bu bağlamda hem doğal elyaf tarımı hem sentetik elyaf üretimi hem de iplik kumaş üretiminin ‘low impact/eco’ yöntemlerle yapılmasının önümüzdeki dönemin trendi olması bekleniyor. TGSD Yönetim Kurulu Üyesi Mete Pamukçu, bu bağlamda çevreci ürünlere talebin artacağını dile getiriyor. Pamukçu son olarak, “Bununla birlikte üreticilerin de kuşkusuz yeni alternatif çevreci ürünler geliştirmesi söz konusu olacak” diyor.
Dünyadan alternatif kumaş üretim örnekleri
• Dünya genelinde her yıl bir milyar ton muz sapının çöpe atıldığı biliniyor. 37 kilo muz sapından da bir kilo iplik üretmek mümkün. Filipinler Tekstil Araştırma Enstitüsü tarafından 2012 yılında yapılan araştırma sonucunda, sadece Filipinler’deki muz plantasyonlarının 300 bin tonun üzerinde iplik üretebileceği ortaya kondu.
• Hindistan cevizinin lifleri de tekstil için oldukça değerli. Bin tane Hindistan cevizi ağacından 10 kilo lif elde edilebiliyor. ‘37.5 Technology’ adı verilen bu kumaş sayesinde sentetik malzemelere bağımlılık azalıyor.
• Tekstil sektöründe kullanılan bir diğer yeni malzeme de ananas yaprakları. Bu üretimde yaprakların gelişmesi için toprak üzerinde bırakılmaları yeterli oluyor. Ayrıca su veya gübreye ihtiyaç duymuyorlar. Kanvasa benzeyen bu malzeme doğada yok oluyor.

Kaynak: Tekstil İşveren

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.