TTSİS’ten geleceğin tekstil mühendisleri için güç birliği

0
347

Tekstil mühendisliği bölümlerinde görev yapan akademisyenler ve yöneticiler, farklı platformlarda başta gençlerin tekstil mühendisliğine olan ilgilerinin azalması ve bölümlerin giriş puanlarının düşmesi olmak üzere, tüm eğitim sorunlarını sanayiciler ile paylaşıp, bu sorunların çözümü için maddi ve manevi anlamda destekler talep ediyorlar.

Sanayicilerimiz de tekstil mühendisliği eğitiminden beklentilerini çeşitli şekillerde dile getiriyorlar. Ancak tüm bu tekil girişimlerin etkileri zayıf kalıyor. Bu nedenle, tekstil mühendisliği bölümleri arasında 2014 yılında kurulan ‘Tekstil Mühendisliği Bölümleri Konseyi’, Türkiye’deki tekstil mühendisliği eğitiminin temel sorunlarının geniş çaplı tartışılıp çözüm yollarının aranacağı bir ‘zirve toplantısı’ düzenlenmesine karar verdi. Söz konusu zirve, ‘Türkiye’de Tekstil Mühendisliği Eğitiminin Sorunları ve Çözüm Yollarının Ortaya Konulması’ gündemi ile sendikamızın ev sahipliğinde, ilk defa gerçekleşti. Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Kayhan’ın moderatörlüğünde düzenlenen zirve toplantısında sektörün üst düzey yöneticileri bir araya geldi. 
Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği Başkanı Vehbi Canpolat, Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Mukadder Özden, Örme Sanayicileri Derneği Başkanı Fikri Kurt, Çorap Sanayicileri Derneği Başkanı Bülent İyikülah gibi sektörün önde gelen isimleri zirvede buluştu.
Sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Kayhan, iş sağlığı ve güvenliğinden mesleki eğitimlere, Yalın Altı Sigma eğitimlerinden kurumsal eğitimlere kadar birçok farklı başlık altında üyelerimize yoğun eğitim desteği verildiğini, özellikle verimliliğe yönelik eğitimlerin maddi ve manevi olarak ciddi bir şekilde desteklendiğini belirtti.
25 bin sendikalı çalışan ile üyelerimizin sendikamızı tekstil sektörünün referans noktası olmaya taşıdığını dile getiren Kayhan, şunları söyledi: “Bizim kanun ve prensipler açısından bir çerçevemiz var, bu koşulla size her türlü desteği verebiliriz. Eğitim, bizim destek verebileceğimiz alanların başında geliyor. Ancak size destek olabilmek için ilk önce sizin yaratıcılığınıza ihtiyacımız var. Bizim iş yerlerimizdeki 25 bin kişinin ya da yöneticilerimizin eğitimi ile ilgili bir programı üniversitelerimizden satın alabiliriz.

Sektörle birlikte yapılanalım
Türkiye’de bulunan tekstil mühendisliği bölüm başkanlarından oluşan Tekstil Mühendisliği Bölümleri Konseyi Genel Sekreteri Prof. Dr. Hüseyin Kadoğlu, geçtiğimiz iki yıl içerisinde İzmir, Bursa, Kahramanmaraş gibi farklı illerde toplanan konseyin ilk defa sanayicilerle buluştuğunu belirtti ve TTSİS Başkanı Muharrem Kayhan’a bu imkânı sağladıkları için teşekkürlerini sundu. Kadoğlu, Türkiye’de çok büyük bir tekstil ve hazır giyim sektörü olduğunu vurgulayarak, şu an 2 tanesinin henüz öğrenci almaya başlamadığını, 17 tekstil mühendisliği bölümünün bulunduğunu, amaçlarının mezun olan mühendisleri en iyi şekilde yetiştirerek sanayiciye kazandırmak ve Ar-Ge hizmetleri ile ilgili bilgi üretmek olduğunu söyledi. Bunları yaparken birtakım engelleri aşmak adına motivasyon ve yardımcı enstrümanlara ihtiyaçları olduğunu dile getiren Kadoğlu, şunları kaydetti:
Bugüne kadar karşımıza çıkan sorunlardan çözebildiklerimiz olduğu kadar çözemediklerimiz de var. Sektörümüzün desteğine ihtiyaç duyduğumuz hususlar var. Bunları dile getirmek ve sektörün de bizlerden beklentilerini öğrenip kendimizi yeniden organize etmek istiyoruz. Toplantı kapsamında sektör ve üniversiteler adına yararlı sonuçlar çıkacağını umut ediyorum.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden Doç. Dr. Yasemin Korkmaz da yaptığı sunumda gençlerin tekstil mühendisliğine olan ilgilerinin azalması ve bölümlerin giriş puanlarında yaşanan düşüşe ilişkin verileri paylaşarak, yapılması gerekenlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekstil mühendisliği ile ilgili birçok verinin paylaşıldığı Korkmaz’ın sunumundan dikkat çeken maddeler şunlardı:
Türkiye’de tekstil mühendisliği eğitimi veren üniversitelerde toplamda 202 öğretim elemanı ve 97 araştırma görevlisi görev yapıyor.
• 2010 yılında ülkemizde 15 tekstil mühendisliği bölümünde toplam bin 165 kontenjan ve bin 121 yerleşen öğrenci varken bu sayı 2014 yılında 590 kontenjana ve 494 yerleşen öğrenciye geriledi.
• Ulusal Tez Merkezi’nde yapılan taramaya göre, 1989 yılından bu yana Türkiye’de tekstil mühendisliği ana bilim dalı alanında yüksek lisans eğitimi 13 üniversitede veriliyor. Yüksek lisans alanında 82 tez ile Ege, 73 ile Uludağ ve 67 tez sayısı ile İstanbul Teknik Üniversitesi en fazla tezin yürütüldüğü okullar olarak göze çarpıyor. 1989’dan beri tekstil mühendisliği ana bilim dalı alanında toplam 509 adet yüksek lisans tezi yapıldı. Konu olarak, 77 tez sayısı ile terbiye alanı en çok çalışılan alanlar içinde ilk sırada yer alıyor.
• Son yıllarda teknolojinin ilerlemesi ve tekstil sektöründeki rekabetin artması sonucunda yeni çalışma alanları; tekstil mamullerine yeni teknik özellikler kazandırılmasını sağlayan uygulamalar (antimikrobiyellik, su geçirmezlik vb.), özellikle nano boyutlu partiküller ile kumaşa farklı özelliklerin kazandırıldığı nanoteknoloji uygulamaları ve tekstil materyallerinin insan rahatlığına uyumunu inceleyen konfor alanı yenilikçi ve ilerlemeye açık bir alan olarak dikkat çekiyor.
• Türkiye’de 1994 yılından beri yapılan tekstil mühendisliği ana bilim dalı alanında doktora eğitiminde, 40 tez ile Ege, 20 tez ile Çukurova ve 18 tez sayısı ile Dokuz Eylül Üniversitesi en fazla tezin yürütüldüğü okullar olarak öne çıkıyor. Toplamda 121 doktora çalışması tamamlandı. En çok çalışılan alanlar içinde ilk sırada 21 doktora tezi sayısı ile iplik alanı göze çarpıyor.
• 1965’ten günümüze 12 bin 594 proje TÜBİTAK tarafından desteklendi. Bunlar arasından tekstil anahtar kelimesini içeren 93 adet proje bulunuyor. Bugüne kadar yapılan San-Tez projeleri ise toplamda 624 adet, bunlardan sadece 35 tanesi tekstil alanında yapıldı. Sonuç itibariyle;
• Tekstil dış ticaret rakamları göz önüne alındığında, üniversitelerde yapılan bilimsel çalışmalardaki artışa rağmen bu çalışmaların sanayinin ihtiyacını yeterli ölçüde karşılayamadığı görülüyor.
• Sanayinin ihtiyaçlarına yönelik akademik çalışmalar yapılmalı ve böylelikle tekstil sektörü ile üniversiteler arasında işbirliği sağlanmalı.
• Üniversitelerde oluşan araştırma kültürü ile ortaya çıkan bilgi ve tecrübenin sanayi ile buluşması gerçekleştirilmeli.
• Bağımsız, ortak, ulusal yeni bir tavır olarak ‘Türk Tekstil Politikası’nın oluşturulması öneriliyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.